SİBEL ATASOY İle Yaptığımız Söyleşi
Basında / 12 Mart 2017

Sevgili Sibel Atasoy ile yaptığımız söyleşiyi sizlerle paylaşmak istedim çünkü; hepimizin hayat içinde soruları ve bilinmezlikleri var! Bu sözsel gezintiyi paylaşırken belki merak ettiğiniz soruların cevabını bulabilirsiniz…   Neslihan Yazıcılar: İlk romanınız ‘Sırıtkan kırmızı ay’ da zamanda yana doğru zarif J bir atlayış var. Son roman Laniakea’da ise sadece zamanın değil mekanın ve gerçeklik algısının da değiştiği başka bir evrene geçiyor kahramanımız. İlk romanınızdan son romanınıza kat edilen bu yolun referanslarından söz edebilir misiniz? Sibel Atasoy: Laniakea’yı yazarken hatta bittikten sonra bile bu söylediğiniz benzerliğin farkında değildim. Tuhaf değil mi? Farkına vardığımda çok şaşırdım, gerçekten de her iki romanın kahramanlarının başına gelen olay bir şekilde benzeşiyor, adeta onları saran atmosfer sihirli denebilecek bir kazayla değişmiş. Aynı zamanda her iki romanın kahramanı bu sıra dışı sıçramayı yapabilmelerini oldukça acı veren gerileme/kayıplara borçlular, öyle ki her ikisi de eski algının gerçekliğine dönebilmenin müthiş çabasını gösteriyorlar fakat değişim süreci başladığında bunun mümkün olamadığı anlaşılıyor. Böylece sonraki kabul ve keşif aşamasına geçilebiliyor.  İki roman arasındaki uzunluğun on beş yıl olduğunu düşünürsek bu süreye bir insanın iki esaslı değişiminin sığabileceğini görüyorum. İlk değişim muhtemelen Bir Kadını Öldürmek kitabımda olmuş diyebiliriz. İlk ve son kitaptaki en bariz fark, ilkinin kahramanı kendi atmosferinde 5 kişiyi etkiler biçimde…

Süper-Galaksiye otostop çekmek ister misiniz?
Basında , Duyuru / 14 Temmuz 2016

Tatil kitaplarınızı aldınız mı? Peki Süper-Galaksiye otostop çekmek ister misiniz? Sibel Atasoy’un yeni kitabı Laniakea, onun on beş yıldır rüyalar konusundaki çalışmalarına, on yılı aşkın süredir devam ettirdiği Toltec bilgeliği etkinliklerine, Lemuryan Hawaii Şamanlığı, kuantum fiziği ve holistik evrenle ilgili uygulamalarına dayanmaktadır. Sibel Atasoy’un Anayurt Lemurya Üçlemesi’nin ilk kitabı Laniakea, işte bu yüzden Türkçe yazılmış fantastik bilim kurgu kitapları arasında bir başyapıt. Bir fantastik bilim kurgu romanı: Laniakea Laniakea romanı tüm internet kitapçılarında satışa sunulmuştur. *Hakkımızda güncel haberler almak için sayfamızı beğenmek isteyebilir, https://www.facebook.com/Laniakeakitap/

İmza Günümde Buluşalım mı?
Basında , Duyuru / 30 Mayıs 2016

Yazarımız Sibel Atasoy, Kadıköy Kitap Günlerinde okuyucuyla buluşuyor. Henüz Laniakea kitabını edinemediyseniz, 1-5 Haziran arasında Haydarpaşı Garında Cinius standında sizi bekliyor olacağız. Kitaplarla ve sevinçle dolu bir hafta dileriz. http://www.laniakeatr.com/2016/05/30/kadikoy-imza-gununde-bulusalim/

Tüyap 2013 Panele davet
Basında , Duyuru / 01 Kasım 2013

2013 İstanbul Kitap Fuarı kapsamında katılacağımız etkinlik ve detayları aşağıdaki gibi: “Fantazi edebiyat yazarları okurlarla yazma eyleminin kendisi ve yazar olarak hayatlarına kattıkları hakkında konuşacaklar” Tarih: 2 Kasım 2013 sa: 16:00-16:45 Yer: Çin Ulusal Standı Konuşmacılar: Sibel ATASOY, Jiang Nan **Aslinda bizim yerimize okurlarimiz konuşmalıydı 🙂 Buyrun beklerim frekanslar ** Güzel bir dergi Aktivist ve 3.cü sayisinin 102.ci sayfasinda bize hoş bi sürpriz var. Göz atmak ister misiniz? http://www.aktivistdergi.com/files/mobile/index.html#102  

Evrenin tetikleyicisi AŞK’tır
Basında / 10 Haziran 2013

Evrenin tetikleyicisi AŞK’tır 03 Haziran 2013 Pazartesi 16:02 Mayıs 2013’te TRUVA Yayınları’ndan çıkardığı son eseri “BİR KADINI ÖLDÜRMEK” daha şimdiden okurların ilgisini çekerken yazar Atasoy; “Bir Kadını Öldürmek, bir erkeğin, hayatına giren kadınlarda kendini var edebilmesinin öyküsü… Uzun yıllar büyük şirketlerin üst yönetimlerinde görev yaptıktan sonra aniden kariyerini bırakıp Fethiye’de bir adada yaşamaya karar veren Sibel Atasoy ile yaşamı ve yazarlık kariyeri üzerine konuştuk. Mayıs 2013’te TRUVA Yayınları’ndan çıkardığı son eseri “BİR KADINI ÖLDÜRMEK” daha şimdiden okurların ilgisini çekerken yazar Atasoy; “Bir Kadını Öldürmek, bir erkeğin, hayatına giren kadınlarda kendini var edebilmesinin öyküsü… Bu öyküde, kadına ve erkeğe dair şimdiye kadar ele alınmamış yönler bulacak, cinselliği yeniden yorumlayacaksınız.” diyor.   -Sizinle yeni tanışacak olan okurlarınıza seslenmeniz gerekse ve sadece bir cümle kullanma hakkınız olsa, kendinizle ilgili söyleyebileceğiniz ilk şey(ler) neler olabilir?   Sibel Atasoy: Dakika bir en zor soru geldi. (Gülüşmeler) Üstelik giderek zorlaşıyor bu sorunun cevabını bulmak çünkü kendime dair şu an hissedip söyleyeceklerim bir başka an için belki de hiç öncelikli olmayacaklar. Curiosita diye bir şey duydunuz mu hiç, şu an aklıma o geldi ve bana yardıma geldiğini anladım dedi ki ” sen en çok bana benzersin.” Pek kimseler bilmez onu bizim kültürde. Amerika yerlileri bir çeşit büyücü…

Rüya, sembollerin dilini kullanır
Basında / 11 Temmuz 2012

‘Venüs Bağlantısı’, ‘Bir Kadını Öldürmek’ ve ‘Yeni’den Doğanlara’ adlı kitapların yazarı Sibel Atasoy, aynı zamanda bir ‘rüya görüşmecisi’. Rüyalar üzerine çalışmalar yapan Atasoy, kişinin rüyalarını dinliyor ve sorular sorarak çözümlemesini sağlıyor. Sibel Ateş YENGİN sibel.ates@aksam.com.tr Sibel Atasoy, yıllarca büyük şirketlerde üst düzey yöneticilik yapmış. İşletme doktoru Atasoy’un ihtisası hasta işletmeleri iyi etmek üzerine kuruluymuş. Üst düzey yöneticilik yapmanın çok zor ve çok yorucu olduğunu dile getiren Atasoy, çok iyi para kazandığını ancak buna karşılık hayatının 24 saatini elinden aldıklarını anlatıyor. “Birinin 24 saatini almak o kişinin kendini yüzde yüz satması demektir. Bu korkunç bir olay. İnsan dolup dolup taşabiliyor, ben de böyle olmuştum…” Her şeye aşk duygusuyla yaklaştığını anlatan Atasoy’un, mesleğine duyduğu aşk da bitince görevinden istifa etmiş. Durumunu ‘bal yiyen baldan usanır’ sözüyle açıklayan Sibel Atasoy, “Ekonomi dilinde de ‘işletme körlüğü’ diye bir kavram vardır. Dört yıl aynı işte ve aynı konumda çalışıyorsanız çok başarılı, çok zeki olsanız dahi en basit şeyi bile göremez hale gelirsiniz. En uzun süre Çukurova Makine’de çalıştım, onun dışında hem şehir, hem ev hem de iş değiştirerek hep bu kurala uydum” diyor. Onca yorgunluğun ardından rotasını Fethiye açıklarında bir adaya çeviren Atasoy, Robinson Crusoe hayatı yaşamaya karar vermiş. Çok az kişinin kaldığı ıssız adadan…

Bugün, az sonra
Basında , Duyuru , Rüya/Psikoloji / 20 Haziran 2012

Bu haftaki Yaşamevi Radyo Programı konusu: “Rüya Gerçekliği” Konuğum ise; Rüya Görüşmecisi, Yazar, Sevgili Sibel Atasoy. 20 Haziran Çarşamba sabah saat:10.00’da Radyo Halikarnas’ta buluşmak dileğiyle… İnternetten dinleyerek canlı yayında bize katılmak isteyenler için: http://www.halikarnas.fm/live_other.html Ayrıca Facebook / Halikarnas Radyo Grup’a katılıp görüş bildirebilirsiniz. Canlı yayını kaçıranlar için : http://www.youtube.com/watch?v=wq4d45y37HQ&feature=youtu.be

Gizemli Dünyaların Kapılarını Aralayın!
Basında / 31 Mayıs 2012

YENİ’den DOĞANLARA PUZZLE’IN PARÇALARINI ÇÖZMEYE HAZIR MISINIZ? Gizemli Dünyaların Kapılarını Aralayın! Sibel Atasoy  yeni kitabı ‘Yeni’den Doğanlara’ ile ‘bilinmeyenin kodlarını okuyucuları için tekrar kelimelere döküyor. ‘Kadınsı Şüpheler’, ‘İyi Enerjiler Dükkanı’, ‘Düğümlerle Bağlıyız’, ‘Gömüt’ gibi 12 öyküden oluşan kitap, sade anlatımıyla yaz aylarında keyifle okuyacağınız bir kitap niteliğini taşıyor. Yazar, Rüya Görüşmecisi, Birleşik Alan Kullanımı Uygulamacısı Atasoy, bu kitapla yaşamımızdaki sıradan olayların içerisinde görünmeyeni keşfetmemiz için, kimi zaman fantastik kimi zaman heyecanlı bir polisiye kurgu tadında bir yolculuğa çıkarıyor. “Sık sık dile getirdiğim gibi evreler çok önemli. Kişisel evrelerimizin yanı sıra Dünya’nın da gezegen olarak evreleri var. Doğru ve yanlışın ötesine, fark etmez bölgesine geçildiğinde bu evreleri görebilme şansımız da oluyor. Sembol lisanı, insanlık bilincini nesilden nesle aktaran en önemli unsur. Öykü, masal ve şiir, tıpkı rüyaların dili gibi sembollerle bezeli.  Sanıyorum ki okurlarımın bilinçaltları, bu kitaptaki istasyonları kendi benzersiz girişim desenlerine uygun bir biçimle değerlendirecektir. Romanlarımda olduğu gibi öykülerimde de yazarken hedeflemediğim birçok unsurun aralıklardan içeri sızdığına şahit oluyorum, bunlar çoğu kez dikkatli okurlarımca yakalanıp bana bildirilir, gerçekten şaşırtıcıdır. Bu tür olayların çokluğu bana kesin olarak gösterdi ki, çok katmanlı gizemli bir varoluşta yaşayan muhteşem varlıklarız.” Yeni’den Doğanlara: Aylin’in içinde gençliğinden beri şifacı olacağına dair süregelen bir his vardı. Arkadaşı…