Cadının Rüyası 2-Florinda Donner

09 Mart 2012

Dediklerini tam olarak anlamama rağmen, Florinda’nın dediklerini yorumlayamadan hayranlıkla izlemeye devam ettim. Ekleyecek daha hiçbir şey yokmuş gibi aniden durunca derin bir umutsuzluk hissettim. Elimde olmadan, kontrolsüz bir şekilde ağlamaya başladım. Bana şu anda söylediklerinin problemlerimin çözümüne yardımcı olamayacaklarını biliyordum. Uzunca bir süre ağlamama izin verdi ve sonra güldü.
Şaşkın bir ifadeyle “Gerçekten ağlıyorsun” dedi.

Hıçkırıklarım arasında “Rastladığım en acımasız, duygusuz insansın,” dedim. “Beni, Tanrı bilir nereye, yollamaya hazırsın ve ne yapmam gerektiğini dahi söylemiyorsun.”
“Ama, şimdi söyledim” dedi gülmeye devam ederken.
“Söylediklerinin gerçek yaşam durumlarında hiçbir değeri yok,” diye cevapladım kızgınlıkla. “Sloganlar dağıtan bir diktatörü andırıyordun.”
Florinda bana keyifle baktı. “O salak sloganlardan ne çok kullanım elde edebileceğini görünce şaşıracaksın. Fakat şimdilik bir uzlaşmaya erişelim. Ben seni hiçbir yere yollamıyorum. Savaşçı yolunda bir kadınsın ve istediğini yapmakta serbestsin, bunu biliyorsun. Nagual dünyasının ne olduğunu henüz tümüyle kavramış değilsin. Ben senin hocan değilim, hâmin de değilim. Senden sorumlu değilim. Kendinden sadece kendin sorumlusun. Nagual dünyası hakkında kavranması en zor olan şey tam bir özgürlük sunduğudur. Fakat özgürlük karşılıksız değildir. Seni kanadımın altına almamın nedeni, şeyleri oldukları gibi görme doğal yeteneğine sahip olman ve kendini olaylardan soyutlayıp, tümel mucizeyi hayretle izlemendir. Bu bir yetenektir; böyle doğdun. Nagual’ın dünyasına ait ortalama insanların kendilerine dönük ilgilerinden kopmaları ve tümel gizemi görmeyi başarmaları yıllar alır.”

Onun methini önemsemeden, endişeden adeta kendimden geçmiştim. Nihayet, uçağım kalkmadan hemen önce istediğim belirli talimatları bana vereceğine söz vererek beni sakinleştirdi.

Havayolunun dış hatlar bekleme salonunda bekledim ama Florinda hiç gelmedi. Moralsiz ve kendine acıma duygularıyla dolu umutsuzluğuma ve hayal kırıklığıma doludizgin izin verdim. Etrafımdaki meraklı bakışlara aldırmadan oturdum ve ağladım. Daha önce hiç hissetmediğim kadar yalnız hissettim. Tek düşünebildiğim beni yolcu etmeye kimsenin gelmemiş olması, bavulumu taşımak için kimsenin yardıma gelmemesiydi. Arkadaş ve akrabalar tarafından yolcu edilmeye alışıktım.

Florinda, nagualin dünyasını seçen herhangi bir kişinin keskin bir yalnızlığa hazır olması gerektiği konusunda beni ikaz etmişti. Onun için yalnızlığın tek başınalık anlamına gelmeyip, fiziksel yalnızlık durumunu ifade ettiğini açıkça belirtmişti.

Allıntının yapıldığı yazının bütünü için Tıklayınız.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir