Bükçe üzerine açılımlar

19 Ağustos 2011

Çoğunlukla kadınların lisanı olan BÜKÇE konusuna dönmek istiyorum. (Bilmiyorsanız bu lisanın özelliklerini önce bi okuyun derim)

Bu tespitler yalnızca derin derin gülümseyip, iç geçirmeniz için yapılmamıştır eminim ) Gerçekten de anlaşabilmek için lisan birliği lazım. Örneğin ben doğuştan bu lisanı bilmeyenlerdenim. Bu sebeple gerek annem gerekse yakınımda olan insanlar tarafından erkeksi bulundum hatta insan olduğumdan bile zaman zaman şüphe edildi. Ciddiyim.

Günlüğümde ara ara belirttiğim gibi kadınlarla anlaşabilmem için önce neyi bilmediğimi keşfetmem gerekti. Çünkü kimse bana bükçeden söz etmemişti. Sonunda otuzbeşlerime filan geldiğimde bu konu üzerine eğilmeye karar verdim. Epeyce saha çalışması yaptıktan sonra nihayet onların farklı lisanlarını keşfettim. Önceleri bu bana samimiyetsizlik hatta bazen kötü niyet gibi geldi. Fakat yılmadım. İnsanların yarısı bu lisanı konuşuyorsa bunu hafife almamalıydım. Epeyce uğraşıp üstüne bir de kadın öldürdükten sonra (aman yanlış anlaşılmasın Bir Kadını Öldürmek kitabımdan bahsediyorum) bu lisanı neden kullandıklarını da anladım.

Böylece kadınlarla dostluğum başladı ve bundan onur duyuyorum.

-O zaten perdeyi çoktan seçmiştir de kadınlar illa yaptıklarını onaylatmak isterler. Birlikte de gitsen o seçtiği perdeyi almak isteyecektir.

Eğer lisanı iyice incelerseniz, alttaki niyeti sezmemeniz mümkün değil. Ya da belki bu sadece benim çıkarımımdır. Kadınların bi tek derdi var gibi görünüyor; ilgiyi mümkün oldukça kendi üzerlerinde tutabilmek.

Biz zaten bi ömür uğraşarak; ilginin sevgi demek olduğunu bulmuş idik. İlgi ise düpedüz insanın dikkat enerjisidir. Dikkatiniz neredeyse siz oradasınız ve onu onurlandırmaktasınız. Üstelik ne için dikkatinizi yönelttiğiniz bile önemsiz! İsterseniz o şeyden nefret ettiğiniz için ona dikkatinizi veriyor olun, onu şereflendiriyorsunuz. Bunu yazılarımda defalarca belirttim.

Demek ki kadınların tek derdi ne pahasına olursa olsun sevilmek oluyor. “Ne pahasına” dedim evet aynen öyle demek istedim, iyilikle dikkatinizi ona vermezseniz, o bunu sizi kızdırarak hatta kendinden nefret ettirerek  bu dikkati almayı başarır!

Peki insanların yarısı için SEVİLMEK neden bu kadar hayati bir durum?

Alın size atmışbeşbin pesoluk bi soru daha 🙂

Cevaplarınızı duymaktan memnun olacağım dostlar.

Not: bu konuya -katılımlarınızla- şöyle derince devam etme arzusundayım 🙂

2 Yorum

  • Sibel 22 Ağustos 2011, 10:47

    Senin gözlemlediğin kadınlarda öyle bi kendine güven eksikliği var mıydı?

  • turan 21 Ağustos 2011, 08:48

    Gercekten neden kadınlar ne pahasına olursa olsun sevilmek istiyorlar? Kendi kendilerine yeterli değiller mi? Özgüven eksikliği mi var onlarda?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir