Birleşik Alan Kullanımı ya da BAK

24 Mart 2011

BAK Hakkında:

Birleşik Alan Kullanımı(BAK) uygulaması, gerek kadim öğretiler gerekse kuantum fiziği ile kendi düşünsel ve pratik yolculuğumun verileri bir araya getirildiğinde sanki hep elimizin altında idi buna rağmen deneme aşamasında hepimizi şaşkına çevirdi.

Prensipte bu uygulamanın temeli, bir kişi olarak “BEN” öznesi ile her bir cümleye başladığımızda; iki ayrı ve temel ben’den bahsediyor oluşumuzla ilgilidir. Birincisi, her birimizin ben öznesinin TEK bir BEN oluşu, ikincisi ise her birimize has, eşi benzeri olmayan biricik ben oluşudur.

Biricik (unique) olan ve dünyadaki insan sayısı kadar çeşitte olan benlerimiz, kendimizi olduğumuz yaşa kadar belirleyip özelleştirdiğimiz benler’dir. Bu yönüyle bireysel benliğimizdir (parçacık). Diğeri ise hepimizde bulunan tek BEN yönüyle bileşik benliğimizdir (dalga).

Bu gözlemlerimiz neticesinde Bileşik benliğimizin bir ağ bağlantısı olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. İşte Birleşik Alan Kullanımı uygulamasında biz bu ağ bağlantısına sorular yöneltiyor ve her seferinde onun bizlere gösterdiği cevapları şaşkınlık ve hayranlıkla izliyoruz. Holografik yapımızın bir belirtisi sayılabilecek bu uygulamamız her seansta yeni bir yönüyle kendini ortaya seriyor ve bizi yeni denemeler yapmak için heveslendiriyor.
Bu uygulama ile her türlü soruya cevap bulabiliyoruz, yeter ki soruyu akıl edebilelim.

BAK uygulamaları ne tür sonuçlar veriyor?

BAK’ın  şimdiye kadar gözlemleyebildiğim bikaç işlevi var ve kimbilir bilemediğim daha neleri var 🙂
İşlevlerden birincisi, açık ve ortada olan, yani birleşik alanın zaman ve mekan kısıtı olmaması sebebiyle bilmediğimiz bir soruya bireysel tahminimizden daha olası ve yakın cevaplar verebilmesi.
İkincisi, oyunculara, her birini kendini bildiği (birleşim noktasının sabitlenmiş olduğu nokta) algı noktasından/rolünden 40 dakika için kısmen çıkarabilmesi! Bu büyük bir başarıdır ancak rüyalarda ya da dış madde alımıyla başarılabilen bir durumu kolayca yapabilmesi.
Üçüncüsü, oyuncuları kendi bildikleri algı noktasından çıkarmakla genel bir şifalanma için uygun hale getirmesi.
Dördüncüsü, oyuncuları bütün bu olayları bir yandan oynarken bir yandan seyirci olma (uyanık rüya gibi, lücid) konumunda tutması ve yerine döndüğünde bir çok şeyi hatırlayabilmesi.
Beşincisi, Hatırlayamadıkları için de gurup çalışması yapılıp birbirine (hapishaneden kaçmak için yardımlaşma) anımsatılabilmesi

Altıncısı, ilk işlevle ilgili olarak bir çeşit zamanda yolculuk yapılabilmesi. Bu yönüyle bir solucan deliği oluşmasına olanak veriyormuş gibi görünüyor.

Yedincisi, Egomuz itibariyle sık söyleyemediğimiz bir kelimeyi; “bilmiyorum” kelimesini tam bir kabul haline getirebildiğimiz ve ancak bu şekilde oynayabildiğimiz nadir bir olanak yaratmasıdır diyebilirim.

Tarihte buna benzer belki de daha kapsamlı ve bilinçli uygulamalar da yapılmıştır bunu bilemeyiz. Önemli olan şu an böyle bir uygulamayı akıl edebiliyor oluşumuz. Bu konuda özellikle ilk denemelerde bana güvenerek deneyimi gerçekleştirebilmemize olanak veren TUVA’daki arkadaşlarıma minnetarım.

Ben yalnızca BAK uygulamasının fikir babası ve onu denemeye cesaret ederek onu doğurmuş olan annesiyim. Uygulama ile ilgili hiç bir şahsi hak iddia etmediğimi ve dünyanın kullanımına açık olduğunu belirtmekten mutluyum. Zaten adı üstünde BİRLEŞİK ALAN KULLANIMI.

Şimdi aradan artık bir yılı aşkın süre geçti ve bazı yerlerde BAK uygulaması modere etmeye cesaret eden arkadaşlarımızın varlığını sevinçle öğreniyorum. (Zaten en çok on seneye kadar okullardaki eğitim sisteminde ve sokaklardaki çocuk oyunlarında da BAK esaslarını görmeye başlayacağımız kehanetinde bulunmuştum. Belki bu kadar bile sürmez, az ihtiyatlı davrandım)

Bu durumda BAK moderasyonu yapacak arkadaşlarımıza da bazı önerilerim olacak:

1. BAK uygulamasının temeli “bilmiyorum” da yatar. Cevabını bildiğiniz bir soruyu alana yönlendirmeyin; çünkü bu kendi benzersiz benliğinizi geri çekemeyeceğiniz anlamına gelir. Bilmiyorum hissi, ortamda bir alçak basınç alanı oluşmasına sebep olur, böylece bu konudaki bilginin ister istemez alana doluşmasını sağlar.

2. Oyuna, soruyu yönlendirmek, gelecek rolleri duyabilmek için “pür bilmiyorum” da kalabilmek ve oyun süresi boyunca “bilmiyorum” halini sürdürmek, sadece tanıklık etmek esastır.

3. Birleşik alan, sorulan bir sorunun makul bir süre öncesinden hangi şartların nasıl oluştuğunu anlatarak başlar ve sonunda (30 ila 40 dk sonra) ŞU AN’daki son duruma ulaştırır. Hareketin sonlandığını, oyuncuların durağan bi hal aldığını gördüğünüzde, oyunu sonlandırmadan önce bir kez oyunculara “herkes yerinden memnun mu, böylece fotoğrafınızı çekeceğim” diye sorunuz. Onlar bulundukları konumu kesinleştirdiğinde bunu elinizdeki deftere not ediniz.

4. Birleşik alan Kullanımı, bir fal bakma yöntemi değildir, çünkü yapısı itibariyle geleceği göstermez. Geleceğe dair her şey şu an alınan radikal bir kararla değişmektedir. Ve dünyadaki insanlar her an milyarlarca yeni karar alıyorlar.

5. Her bir BAK seansında moderatör haricinde 7 ila 14 katılımcı olmasının  şu ana kadar en iyi sonuçları verdiği gözlenmiştir. Oyun esnasında Katılımcılar hangi rolleri oynadıklarını bilmezler. Bunun Oyun sonuna kadar böyle kalmasına özen gösteriniz. Oyun esnasında tanıklık ettiğiniz önemli olayları ve sözleri elinizdeki not defterine kaydediniz. Bunları oyun bitiminde katılımcılarla paylaşabilirsiniz.

6. Oyunu sonlandırdıktan sonra katılımcılara ve Birleşik Alan’a teşekkür ediniz. Şimdi artık bilebilirsiniz! Kendi biricik görüşlerinizi düşünebilir ya da dile getirebilir, hatta Birleşik Alan’ın gösterdiği cevaba katılmadığınızı bile söyleyebilirsiniz. Şüphesiz ki her birimiz benzersiziz.

7. Birleşik Alan, bir sorunun cevabı olarak dünya çapındaki tüm bilinçli varlıkların titreşimlerinin bir ortalamasını sunar bize. O bir son an ölçücüsüdür. Ve bunu modere etmek büyük bir onur/sorumluluktur.

sevgilerimle

Sibel Atasoy

Yazar, görüşmeci

not: Lütfen soru sormanın incelikleri konusundaki şu yazımıza da bi göz atıverin, tıklayınız.

Birlikte BAK oynadığımız arkadaşların Kuantum fiziği ile ilgili yayınlanan videoları kaçırmadan izlemelerini arzu ederim. Zaten BAK’ı deneme isteğim; kuantum fiziğine olan büyük ilgim ile sezgilerim ve oyuncu kişiliğiml birleşmesi ve artık bilginin bizatihi “uygulama” olduğu bu zamanın doğal itişi sonucudur muhtemelen.

Ayrıca, en az 8 katılımcı toplayabildiğiniz her yere gelip BAK oyunu modere etmeye hazırım. Bu şehirlerarası bile olabilir.

Not: BAK beş yaşına girdi yazımıza da göz atın lütfen: Tıklayınız

34 Yorum

  • osmanziya 17 Mayıs 2013, 18:24

    Çok muhteşem bir grafik.. üstelik gıpta ettiğim bir çizi.. ama ne kadar mükemmel olursa olsun kendi çizdiğim resim benim resmim.. ne kadar hayran olursam olayım yaşam, kendi yaşamımdır. Peki sıradan hayat ile mükemmel yaşamın buluştukları ortak bir “hatt” yok mu ? Elbette funun ve hukuk dediğimiz müşterek etkinlik bu ortak çizgidir. Zaten tüm hikmet ve san’atlar da, tıp ve ahlakta bunun içinden çıkar. Ancak bilimi TOPLUMA verdik ve hukuku DEVLETE devrettik. Bunun da ne gibi sonuçlar getireceğini ve nasıl bir gelecek vereceğini öngöremiyoruz. İdeoloji ve teknolojinin neyi kucakladığının farkında değiliz. Bize yine geometri, mantık ve matematikten sonra yeni bir metre, yeni bir kriter ve yeni bir yöntem gerekti.. böylece bu yeni diyalogla dünyamızı biraz daha açık ve seçik kuralım.. bu yeni diyalektikle dinimizi içten ve etkin kılalım. Bu yeni yöntem uzakta değil.. sıradan akıllı seçkin zeka arasında bulunan “göz”ün önünde yansıyor. Bu işe girişmenin tek zorluğu kendi içerinin içeriğinden vaz geçebilmek.

  • Sibel 20 Ağustos 2012, 21:30

    Merhaba, sakin az eşyalı her herde oynanabilir. Kişilerin özellikleri de fark etmiyor. Umarım bir gün Antalyada da oynarız, şimdilerde biraz sıcak olmalı 🙂

  • Hakan Temiz 20 Ağustos 2012, 20:36

    Adım Hakan Temiz Antalya şehir merkezinde yaşıyorum.Bak oyununu Antalya’da oynayabilirmiyiz,8 kişi olması problem değil benim asıl merak ettiğim oynancak yerin nitelikleri ve kişilerin özellikleri nasıl olmalı yani sıradan akademik olmayanlarlada oynuyormusunuz onu merak ettim.

  • Geri izleme:

    Sibel Atasoy

  • Sibel 16 Ekim 2011, 10:39

    Oyuna katılmayanlar için (hatta katılanlar da bunu tam çıkarsayamamış olabilir) BAK’ın sorulara nasıl cevap verdiğini anlatmak istiyorum. Bir çok oyun modere ettiğim için yavaş yavaş bende bazı gözlemler ortaya çıkabilmeye başladı. BAK, sorulan bir konuyu, rollendirilebilmiş etkileşimleri kanalı ile gelişimini resmediyor ve nihayetinde şu andaki son durumu eğilimler halinde gösteriyor. Gelecek henüz netleşmedi. BAK’ın bunu bilmesi mümkün değil, bilseydi özgür iradeden bahsedilmesi olanaksızlaşırdı! Tüm dünya üzerindeki en son eğilimin, önümüzde belirginleşmesi bence müthiş kıymetli bir veridir. Bunu seçim öncesi araştırmalarına benzetebilirsiniz. Olay yaklaştıkça eğilimler,netleşir! Buna rağmen değiştirilemez değildir. Yeterli sayıda yapılan Radikal bir seçim her şeyi alt üst edebilir. Bodrumda yapılan her iki BAK’ın da gelişim ve sonuç tablosu yazılı olarak mevcut, şimdiye kadar hiç bir bAK’ın böylesi bir kaydı yoktu, çünkü tahtaya yazıyorduk ve biz üzerinden geçtikten sonra siliniyordu. Gerçekten ilginç durumlar var. Bu oyunu anlamak için kuantumun basit ilkelerini öğrenmeyi öneriyorum Çünkü bu bizi büyüden bilime geçirir.

  • Sibel 04 Ağustos 2011, 19:40

    sözel olarak anlatabilecek olduğum kadarı yazıda var 🙂

  • ibrahim 04 Ağustos 2011, 15:45

    Korku üzerine. kitabın ismi ..Oshonun Korkular kitabı ile karıştırmışım:) BAK uygulaması nasıl oluyor söyler misiniz ?

  • Sibel 04 Ağustos 2011, 15:34

    O kitabı bilmiyorum ki! 🙂

  • ibrahim 04 Ağustos 2011, 15:07

    Krisnamurti’nin daha önce okuduğum Korkular kibaından aklıma geldi.Onu deneyimlemekten bahsetmişti.Bu uygulamayı merak ettim.O kitaptan anlattıklarından farklı mı ?

    Denize atlarsam boğulurum çünkü yüzme bilmiyorum 🙂

  • Sibel 04 Ağustos 2011, 14:32

    Krisnamurti’nin hangi yazısı? Onu ara ara internette görüyorum(harika), hangi anlamda söylemiş bilemiyorum ancak Birleşik alan kullanımı-BAK zaten bir uygulamadır, dersi eğitimi filan yok, doğrudan denize atlıyorsunuz 🙂

  • İbrahim 04 Ağustos 2011, 14:27

    Krishnamurti’nin sözettiği gerçeklik yani Birleşik Alan Kuramı aynı şey değil mi ? Aynı ise bir başkası tarafından öğretilemez diyor Krishnamurti…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir