Bir forum sohbetinden…

05 Nisan 2009

Bir seyahatim esnasında havaalanında iki saat geçirmem gerekiyordu ve orada Amerikadaki kızını ve torunun ziyerettten dönen bir kadınla karşılaştım, zarif ve faydalı meraka sahip biriydi, önceleri kendimi sınırladım (çoğunlukla belli yaşın üstünde insanların yanında hep yaptığım gibi)fakat hanımefendi sınırları yıkmayı başardı. Ve beni tam bir saat konuşturdu, nasıl? Soruları, etkili bir dikkatle dinleyen ve algılayan gözleri sayesinde! Ve sonunda bana “bunları küçük bir kitapçık olarak yazmalısınız” dedi, ben umutsuzdum “kim okuyacak, ya da takacak ki” diyecek oldum. İtiraz etti ve hatta kitapçığa bir de isim koydu: “kadınlar, Dünya sizin eserinizdir” ve bir de alt başlık vardı “sadece anne olanlar ve olma potansiyeli olanlar için”
Aradan iki sene geçti, hala yazmadım, belki yeterli umuda sahip değilim, bilemiyorum. Belki sadece tembelim ve 1 cmküplük fırsatı değerlendiremedim. Aslında o kitapçığı o zarif hanımın yanında bir saatte yazmıştım! Sözler kaybolmuyor, hatta Don Genaro, Castaneda’ya parmağıyla havaya yazmasını önermişti bir defasında! :)))

 

 Yazmayı öğrendiğimden beri onbinlerce sayfa yazdım, yayımlanmış kitaplarım fazla olmayabilir ama ben hep yazdım, biriktirmeden, öylesine yazdım. Eskiden kendime biraz hakimdim, oldu olası radikaldir fikirlerim; fakat ben onları yumuşatmayı, ehlileştirmeyi biraz da olsa beceriyordum. Bazıları (çok nadir insan)bunu farkediyordu ve kendimi sınırladığım için bana kızıyorlardı. Hatta ben de latife olsun diye “biz az yakılmadık, aklımız başımıza geldi” deyip, geçiştiriyordum.
Şimdi özellikle 2008 den beri dilimi tutamaz oldum. Bunu dünyanın değişen yeni enerjisine bağlıyorum. Bu sebeple yazmayı bırakmaya bile karar verir gibi oluyorum.
Buna ilaveten ve hatta çok daha önemli bir sebep daha var; -Bunu anlatabileceğimden bile kuşkuluyum- aslında söylediğim ya da yazdığım herşeyi hem doğrulayabiliyor hem de yanlışlayabiliyorum, yani söylediğim herşeyi anında yıkabiliyorum. Bu sebeple tavsiye niteliği taşıyabilecek bişey yazma fikri beni delice korkutuyor
Böylece yazmayarak kendimi bir nebze garanti altına almış gibiyim, buna rağmen de fikirlerimin yayılmasına müsaade ediyorum;(aslında yayılmasını engelleyemem, düşündüğüm sürece yayılıyorlar!) mesafeler ve zaman önemli değil biliyorsunuz, her gün Dünyanın ayrı bir yerinden insanlar benim kurduğum hayalleri yazıyor ya da filmini çekiyor. Yani mutfaktaki kişilerden biriyim diyebiliriz.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir