Beş Yaşına giren Birleşik Alan Kullanımı (BAK)

08 Nisan 2015

Birleşik Alan Kullanımı(BAK) uygulaması, sanki parlayan bir ışık gibi zihnime doğduğunda 2011 yılının başlarındaydık. Böylesi parlak fikirler ya da ani bir algı artışı hep o an birdenbire olmuş gibi gelse de aslında birçok anların ve birleşim noktamızın sayısız ileri geri kaymalarının sonucu olarak ulaşılabilen bir noktadır genelde. Muhtemelen bende de bu parıltı, gerek kadim öğretiler gerekse kuantum fiziği ile yoğun uğraşılarımın, düşünsel ve pratik yaşam yolculuğumun önceden hesaplanamaz bir meyvesiydi.

Prensipte bu uygulamanın temeli, bir kişi olarak “BEN” öznesi ile her bir cümleye başladığımızda; iki ayrı ve temel ben’den bahsediyor oluşumuzla ilgilidir. İlki; biricik (unique) olan ve dünyadaki insan sayısı kadar çeşitte olan, kendimizi olduğumuz yaşa kadar belirleyip özelleştirdiğimiz ben’dir. Bu yönüyle bireysel benliğimizdir (parçacık yönümüz). Diğeri ise hepimizde aynı anda bilinir olan BEN yani bileşik benliğimizdir (dalga yönümüz).
Bu gözlemler neticesinde Bileşik benliğimizin, metaforik olarak bir ağ bağlantısı olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. İşte Birleşik Alan Kullanımı uygulamasında biz bu ağın kendisine sorular yöneltiyor ve her seferinde onun bizlere gösterdiği cevapları şaşkınlık ve hayranlıkla izliyoruz, hatta ben birkaç on yıl içinde eğitim ve şifa alanında BAK kullanımının olağan hale geleceğini öngörmekteyim.
2014 yılında geldiğimizde, en eski insan uygarlığı olarak görülen Lemurya kökenli Polinezya halklarının, özellikle Hawaii şamanlığının içeriğinde tıpkı BAK’ı anımsatan bir şifa sistemi olduğunu görünce şaşırdım. Kehanet için rollerin sanatı, yaratıcı sezgi anlamlarında kullanılan Hailona sözcüğü temelde; “bağlı olduğu ağ sisteminden ya da alandan yayınlanan bilginin sezgisel yolla ve rollendirme esasıyla toplanma tekniğidir” ve son derece barışçıl bir zeminde en yakın cevaba ulaşabilmeyi mümkün kılarak bütünsel şifalanma için kullanılır.

Birleşik Alan Kullanımı’nın beşinci yaş günü için bir resim oynadım dün:

150407_180517

BAK uygulamaları ne tür sonuçlar veriyor?

BAK’ın  şimdiye kadar gözlemleyebildiğim işlevlerinden bir kaçını sıralamak istiyorum:
İşlevlerden birincisi, zaman ve mekan kısıtı olmayan Birleşik Alanın merak ettiğimiz her türlü soruya bireysel tahminimizden daha olası ve yakın cevaplar verebilmesi, üstelik cevabı kökeninden alıp son duruma kadar geçen süreci ile resmedebilmesi.
İkincisi, oyunculara, her birini kendini bildiği (birleşim noktasının sabitlenmiş olduğu nokta) algı noktasından/rolünden 40 dakika için kısmen çıkarabilmesi! Bu büyük bir başarıdır, sadece rüyalarda ya da dış madde alımıyla başarılabilen bir durumu kolayca yapabilmesi.
Üçüncüsü, oyuncuları kendi bildikleri algı noktasından çıkarmakla genel bir şifalanma için uygun hale getirmesi. Oyunda katılımcılara isabet eden (Birleşik Alan’ca yönlendirilen) rollerin kendilerinin son dönem sorunları ile ilgili olması da bir BAK uygulamasının oyundan çok sonra günlerce belirgin etkisinin devam ettirmektedir.
Dördüncüsü, katılımcıyı bir yandan oynarken diğer yandan seyirci olma (uyanık rüya gibi, lücid) konumunda tutması ve uygulama sonunda yerine (orijinal enerji kalıbına) döndüğünde birçok şeyi hatırlayabilmesi.
Beşincisi, Katılımcıların uygulama esnasında hatırlayamadıkları detayları, sonrasında yapılan gurup çalışması ve moderatörün desteği ile birbirlerine anımsatılabilmeleri,
Altıncısı, ilk işlevle ilgili olarak bir çeşit zamanda yolculuk yapılabilmesi. Bu yönüyle bir solucan deliği oluşmasına olanak veriyormuş gibi görünüyor diyebilirim.

Bu konuda özellikle ilk denemelerde bana güvenerek deneyimi gerçekleştirebilmemize olanak veren TUVA Sanat’daki arkadaşlarıma minnettarım.
Uygulama ile ilgili hiç bir şahsi hak iddia etmediğimi ve dünyanın kullanımına açık olduğunu belirtmekten mutluyum. Çok yakında BAK Moderatörlüğü konusunda bir eğitim programı açarak daha çok yerde ve insan tarafından kullanılmasına da önayak olma arzusundayım.

Sibel Atasoy Nisan-2015

Bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir