Başlıksız

21 Nisan 2010

Az önce yani tam gece yarısı, balkonda sigaramı içerken aklımdan enteresan bir düşünce geçti. Nedense kendimi Minority report filmindeki Agatha gibi hissettiğimi fark ettim. Kulaklarımın içinde sular gulu gulu etti. Son günlerde belki Florindanın rüyacısının da etkisiyle tuhaflığım arttı. Bunu tarif etmek gerçekten de güç ve zaten de gereksiz.

İşte tam Agatha’yı neden düşündüğümü anlamaya çalışırken aşağıda yoldan tam birbirinin aynı boyda aynı irilikte altı siyah bir de beyaz köpek koşturarak geçtiler! Sanki onaylama(yora) gibiydi. İki seneyi aşkındır burdayım daha bir köpek bile görmemiştim, sadece uzaktan sesleri gelirdi hep.

Herneyse,  che sera sera. Az önce Fridge dizisinde dr.Bishop’un cesaretini kazanmak için tanrıdan beyaz bir lale beklediği ve bunun nasıl gerçek olduğunu seyreden olduysa ne demek istediğimi de anlayacaktır. Şıracının şahidi bozacı!

Her şeyden bıktım galiba.  Özellikle de bilgiden, ve özellikle de tekrar eden bilgilerden. Bu sebeple yeni bir şey söyleyebilene kadar yazmamaya karar verdim.

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir