Ayn Rand ve Atlas Shrugged

18 Ağustos 2009
Doğum tarihi 2 Şubat 1905
Doğum yeri Rusya
Ölüm tarihi 6 Mart 1982
Mesleği Yazar, Filozof

Ayn Rand (2 Şubat 1905 – 6 Mart 1982, ilk adı Alissa Zinovievna Rosenbaum), kurduğu objektivizm felsefesi ve yazdığı Yaşamak İstiyorum (We the Living), Ben (Anthem), Hayatın Kaynağı (The Fountainhead) ve Atlas Silkindi (Atlas Shrugged) kitapları ve objektivizm felsefesiyle tanınan düşünür-yazar.

Felsefesi ve kitapları kendi bireycilik, rasyonel bencillik ve kapitalizm mefhumlarını vurgular. Devletin özgür bir toplumda yasal ama minimal bir role sahip olduğuna inanan Rand, bir anarşist değil ama bir minarşist‘tir. (bu tanımı kendi kullanmamıştır.)

Romanları kendisine özgü oluşturduğu bir kahramanın tanıtımını merkez alır, Kahraman kendi yeteneği özgünlüğü ve bağımsızlığı yüzünden toplumla çatışır, ama bu çatışmalar onun hataları yüzünden değil, rasyonel davrandığı ve yürekten gelen bir şekilde kendi çıkarı için çalıştığı için olur. Rand’a göre rasyonel düşünen akıllar için çatışma söz konusu değildir. Kahraman yine de idealleri doğrultusunda devam eder. Rand bu kahramanı ideal insan olarak görür ve literatürünün bu tip insanlar için bir tanıtım yeri olmasını amaç edinir.

O’na göre,

  • İnsan değerlerini ve hareketlerini mantık kullanarak seçmelidir,
  • Bireylerin kendilerini başkaları için feda etmeden ve aynısını başkalarından beklemeden kendi amaçları için yaşamaya hakları vardır,
  • Kimsenin bir başkasının haklarına güç kullanarak tecavüz etmeye ya da güç kullanarak ona kendi fikirlerini empoze etmeye hakkı yoktur.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Ayn_Rand

Üç kalın ciltten oluşan Atlas Silkindi’nin ilk cildini okudum ve merakla devam ediyorum. Herhalde bitirince kendi çapımda bir yorumda bulunacağım. Zamanında bu kitaplar nasıl gözümden kaçmış bir yandan da onu düşünüyorum. Gerçekten ilginç bir kurgu ve yazarın bir filozof olduğu daha ilk satırdan anlaşılıyor. Kitap 1957 yılında yayımlanmış, yani yazarı elliiki yaşındayken, bunu az önce internet kaynaklarından öğrendim ama aslında kitabın bir olgunluk çağı ürünü olduğunu zaten okurken anlamıştım.

Bir insan bu derece “doğru” peşine düşerse sanırım epeyce ızdırap çeker. Şimdilik başka yorum yapmamak için kendimi zorluyorum, bakalım diğer iki cilt de bitince ne hissedeceğim?