Anlayış

26 Eylül 2013

Bu hayatlarında fiziksel sorunları olmayan, fiziksel enerjilerini nereye harcayacaklarını bilemeyecek denli zengin olanların, bu konuda fakir olanlara karşı anlayış geliştirmekte zorlandıklarını fark ediyorum. Sanırım bu iş de diğer kapsayıcı bedenlerin durumları gibi parayla değil sırayla oluyor. Somut ve soyut arasındaki alayışsızlıkları gidermek için (Çünkü “anlama” gerçekleştiğinde zaten doğal olarak şefkat ve merhamet akıyor) hoşgörü ve saygı en temel önceliklerimiz desem herhalde pek de garip olmaz.

Tembel ya da aciz veya duyarsız deyip kolayca kaçıvereceğin (yargıladığın) bi yerde, durup düşünmek anlayış geliştirmek için ne gerekir?

Bu anlayışa ilk çare empati gibi görünüyor; ancak empatik olmak insanda değişik derecelerde önceliğe alınmış bir yetenek/sorun olabildiği gibi 0-6 yaş aralığındaki olası travma ve yönlendirmelerle de azalıp çoğalıyordur diye tahmin ediyorum. Dikkat edilesi bi durum da  empatinin  çoğunun zarar yeterincesinin yarar olduğudur.

“Anlayış” için empati dişil bir araçken, sebep-sonuç ilişkisi kurabilmek amacıyla oluşan merak da eril bir araç gibi görünüyor gözüme, sizler ne dersiniz bilmem

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir