Akıntılar

14 Eylül 2011

Değişip dönüşebilmek için “Sarsılmaz” bir niyet olmalı ve hedefe de kitlenmeden, andaki çabalarından zevk alınmalı. Ancak bu şekilde yumuşak ilerleme sağlanır. Sert ilerlemeler adı üstünde kazalara tabidir ve acılıdır. Kayıp olma olasılığı yüksektir. Malum risk yüksekse kazançta yüksek anlamına gelir ama kaç kişi için? Biz kaybolmuş milyonları, milyarları değil, kazanmış bi kaç kişiyi duyarız yanlızca.

**

“Tarımın kadınların bir buluşu olduğu doğrudur” diyor M.Eliade. “Av peşindeki ya da sürülerin gözcülüğündeki erkek, hemen hemen her zaman evinden ayrıdır. Kadın, sınırlı ama keskin gözlem yeteneğiyle, doğa olaylarını, tohumun dökülüşünü, büyümesini, meyve verişini gözlemler va aynı süreci yapay olarak denemeyi dener!” (Bu konudaki naif masalımıza bakınız)

**

“Ey Anne! Dünyanın nedeni ve Annesi!
Sen tek ezeli varlıksın,
Sayısız yaratığın Annesi
Tanrıların yaratıcısı; Yaratıcı Brahmanın
Koruyucu Vişnunun ve yıkıcı Şiva’nın bile!

Ey Anne, seni öven ilahiyi söylemekle dilimi temizliyorum
Ayın yalnız beyaz gece lotuslarından hoşlanması
Güneşin yalnız gündüz lotuslarından hoşlanması gibi
Ve bir şeyin yalnız belirli bi şeyden hoşlanması gibi
Sen de Anne, tek başınabütün evrenin
Bakışlarından hoşlandığısın.”

(Tanrıçaya adanmış Hint ilahisi)

**

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir