Temmuz 17th, 2009 Ekleyen: Sibel
Dün gece yine uykuyla uyanıklık arasında (ben buna vizyon diyorum) şimdi mahiyetini hatırlamadığım fakat deliler gibi çalışıp didindiğimiz bi yere gittim. Oraya rüyalarımda da çok gidiyorum. Sanırım bu dünyadaki faaliyetimin asgari düzeye indirilmiş olması ile ilgili bir durum olabilir, muhtemelen “asıl” tembelleşince gölge çok çalışıyor! :)))
Herneyse sonra dedim ki gerçekten bir yerlerde bu kadar sıkı [...]
Devamını oku Alacakaranlık bölgesi »
Category:
Blog, YENİ DÜNYA |
Henüz yorum yok, ilk siz yazın »
on Mayıs 6th, 2009 by Ufuk
SATRANÇ VE RUH
Satrançta insan zekası şartlı refleks veya alışkanlıkla açıklanmayacak bir özellik gösterir: yaratıcılık. Büyük satranççıların, çok satranç oynamak sonucu, bir çeşit otomatizm kazandığı ileri sürülmüştür. Büyük satranççı değişik satranç pozisyonlarına şartlanmıştır ve fazla düşünmeden en uygun hamleyi bulur; bir diğer deyişle oynadığı yüzlerce oyunun izleri belleğinde kalmakta ve o bir kompüter gibi belleğine baş [...]
Devamını oku Satranç ve Ruh »
Category:
Oyun/Film felsefeleri |
Henüz yorum yok, ilk siz yazın »
on Mart 4th, 2009 by Editör
“Güneşimiz de hareket eder. Çoğu yakın yıldızın ortalama hareketine göre güneş, yaklaşık olarak saniyede 16.5 km bir hızla, veya başka bir deyişle, 50 ışık yılı mesafeyi bir milyon yılda kat eder. Güneşin yörüngesi galaksi düzlemine göre 25 derece eğiktir. Güneş yaklaşık 230 ışık yılı bir genlikle her 33 milyon yılda bir, galaksi düzlemi içinden geçerek [...]
Devamını oku Güneş’e »
Category:
Blog |
Henüz yorum yok, ilk siz yazın »
on Şubat 17th, 2009 by Sibel
Dün gece uykuya dalmadan önce, hani o alacakaranlık bölgede, çok net iki vizyon gördüm.
İlki genişçe tek kişilik bir koltukta oturur durumda zıplayan bir kız çocuğu. Muhtemelen 4 ila 6 yaşlarındaydı, üzerinde kadifemsi belden büzgülü üzerinde tekrar eden küçük motifler olan bir elbise, onun üzerinde ince açık renk bir hırka, ayaklarında koyu renk (muhtemelen kadife elbiseyle [...]
Devamını oku Alacakaranlıkta »
Category:
Blog |
1 yorum var, sizde ekleyin »
on Kasım 3rd, 2008 by Sibel
Hava rüzgarlıydı, gökyüzü çok da karanlık olmayan bulutlarla kaplanmıştı. Kadın, kafeye geldiğinde denizin kıyısında açıktaki masaların hepsi boştu. İnsanlar az önce serpeleyen yağmurun etkisiyle içerilere kaçışmış olmalıydı. Gürültü ile çınlayan kapalı kısma şöylece bir göz attı. Nedense bugün içeride oturma havasında değildi. Hem rahmetli Duran Bey ona, yıllar önce daha gencecik bir kızken; “kurt dumanlık [...]
Devamını oku Rüzgarlı Bir Gün »
Category:
Öyküler |
1 yorum var, sizde ekleyin »