Temmuz 3rd, 2010 Ekleyen: Sibel
Oyun Kuramı’nın yedinci yılına girmişiz. Bana sanki çok daha uzunmuş gibi geliyor. Bu yıllar içinde bi kaç kez o satırları daha anlaşılabilir hale getirmek gerektiğini düşündüm ama sadece düşündüm. Bunun için gereken motivasyonu bulamadım.. Sihirli bi el omzuma dokunup “işte şimdi sırası” demedi.
Bugün evimde köklü bir tadilat başladı, bikaç senedir akılda olan ve yine yukardaki [...]
Devamını oku Yedinci yıl »
Category:
Blog |
4 yorum var, sizde ekleyin »
on Mart 14th, 2010 by Sibel
Altı sene önce tüm düşünenlerin, teologların ve bilim adamlarının yaptığı gibi ben de dünyanın ve evrenin ne olduğuna dair bir metin yazdım. Gerçi bu sadece bir düşünce dizgesinin sonucu değildi. Şüphesiz tüm hayatım boyunca gözlemlediğim, okuduğum ve yaşadıklarımın bir bileşkesi vardı ama ondan daha çoğuydu. Bir gece, iki saat içinde hiç hesapsız ve plansız bir [...]
Devamını oku Oyun Kuramı neden oyun kuramı? »
Category:
Felsefe ve Kuantum |
1 yorum var, sizde ekleyin »
on Ocak 31st, 2010 by Sibel
Bazı öğretilerde Yeryüzü’nün canlı olduğu yazılıdır. Bunu kendi içimden de kuvvetle hissediyorum. Gezegenimizin yüzeyindeki diğer canlılar (bitki hayvan ve insanlar), tıpkı bir insan bedenindeki “kıllar” gibi dışarıdan gelen etkileri çekmek ve bedene iletmekle yükümlü organlar gibi görünüyorlar. Yeryüzü, biz canlılar yolu ile diğer gök cisimlerinden gönderilen haberleri kendi bilincine aktarıyor. Tabi bu bilgiler/etkiler, biz canlıların [...]
Devamını oku Eski/Yeni Dünya -6 »
Category:
Felsefe ve Kuantum, YENİ DÜNYA |
1 yorum var, sizde ekleyin »
on Mart 6th, 2009 by Sibel
Can sıkıntısı konusunda bir forum sohbetinden…
T. Bu dünya dikkati dagitacilar üzerine kurulmustur, yani düsünen bir organi düsünmez hale
getirmek icin uygrasilar üzerine kurulmustur. Düsünmüs olsaydik, neyin farkina varirdik?
S. Eğer algımız senin söylediğin şeyler tarafından meşgul edilmeseydi (ben buna hipnotize diyorum), o zaman muazzam bir sistemin üyesi olduğumuzun farkına varırdık.
F. Muazzam bir sistemin parçası olduğumuzu öğrendiğimiz takdirde ;ne [...]
Devamını oku Can Sıkıntısı »
Category:
Blog, Felsefe ve Kuantum |
2 yorum var, sizde ekleyin »
on Şubat 26th, 2009 by Sibel
İnsanın kimliği hem genetik hem de dünyasal çevresi tarafından oluşur.
İnsan hayatının bir noktasında dışardan tamamen farklıymış gibi görünen bir hayat çizgisine geçebilir. Bu asla rastlantısal değildir. Bir kader de değil (yani bilinen anlamıyla). İnsanı o farklı çizgiye yönlendiren gerçekleştirmek zorunda olduğu doğasının gerekliliğidir. Yani olgunlaşmış meyve yere düşer. Düşmemek elinde değildir ama bu kadere delalet [...]
Devamını oku İnsan kimliği »
Category:
Felsefe ve Kuantum, Rüya/Psikoloji |
3 yorum var, sizde ekleyin »
on Şubat 18th, 2009 by Sibel
Akıl bana bir tartı mekanizması gibi gelir. Şüphesiz standart insanlar da akıl kullanır ancak duygularla karıştığından ortalık sisli bir hava gibi görünmekte, oysa duygu üzerinden bakan biri bulutlar üzerinden seyir etmekte olan bir uçak gibidir diyebiliriz.
Duygu üzerinden bakmak, duygusuzluk tanımı ile eşdeğer değil. Aksine bu tür “akıl güdümünde” insanlar son derece duyarlı varlıklar olabilirler de. (Bu başka [...]
Devamını oku Akıl ve tartı »
Category:
Felsefe ve Kuantum, Rüya/Psikoloji |
1 yorum var, sizde ekleyin »
on Ocak 25th, 2009 by Sibel
Her şeyin BİR olması ne mene bir şeydir?
Bu durumu sadece anladığım şekilde tarif etmeye niyetleniyorum. EKSİK olacağını baştan itiraf etmemde bir sakınca yok.
Önce insanların nasıl BİR olduğundan başlayacağım; çünkü en çok akla yatmaz görüneni sanırım bu husus. İnsanlar çeşit çeşit görünüyorlar ve hatta biz de zaman zaman onların doğalarının, biricik gen bütünlüğü ve çevre etkileşimleri [...]
Devamını oku Her şeyin BİR olması »
Category:
Felsefe ve Kuantum |
2 yorum var, sizde ekleyin »
on Ocak 14th, 2009 by Sibel
Oyunlarda sezgisel bilgi çok önemlidir.
Önceki ile sonraki an arasında bir aralık vardır.
Bu aralık düşünce sürecinin bir parçası değildir. Bu aralıktan sezgi yoluyla “yeni” BİR malzemeleri çıkar.
“Yeni” oyun malzemeleri, kapsayıcı üst oyunlardan gelen “dokungaçlar” yoluyla olabileceği gibi yine kaza eseri oyuna düşmüş de olabilirler.
Böylece çıkan YENİler düşünce evreninin ham hamuru olur.
Bu aralıktan birşeyler girebileceği gibi bir [...]
Devamını oku Her şey neden Böyledir 2. Kısım »
Category:
Felsefe ve Kuantum |
Henüz yorum yok, ilk siz yazın »
on Aralık 21st, 2008 by Sibel
İnsanların en çok inandıkları şeyler, en az anladıklarıdır.”
Montaigne
Ne kadar doğru bir tespit. Örneğin şöyle diyen birini duydunuz mu hiç?: “Nefes aldığıma inanıyorum” ya da “sesim olduğuna inanıyorum” gibi…
Bu konuyu dönüp dönüp yeniden işliyor oluşumda herhalde bir hikmet vardır; bilmek ve inanmak konusu… Hani bazen sorulur “İnançlı biri misin?” diye ben de “evet derim bilmediklerime inanırım” [...]
Devamını oku Bilmek ve İnanmak »
Category:
Carlos Castaneda, Felsefe ve Kuantum |
8 yorum var, sizde ekleyin »
on Kasım 30th, 2008 by Sibel
BİR amaç taşımaz bu sebeple OYUNları oyun yapan insan yanılsamasıdır.
Her OYUNun içinde kendi evreleri vardır.
Her evre bir bir geçilmek zorundadır.
Her insanın bir kerelik hayatı bu evreleri aşmaya yeterli değildir.
İnsan bir kere hayata gelir.
Çünkü insan yalnızca algısının bulunduğu yerde bulunur.
İnsan kendi benzersiz gen bütünlüğüdür.
Her insan, en geriye doğru, oyunun başından itibaren soy ağacının tamamıdır.
Bu sebeple evreleri [...]
Devamını oku GŞG-Geçmiş/şimdi/gelecek »
Category:
Felsefe ve Kuantum |
3 yorum var, sizde ekleyin »
on Kasım 3rd, 2008 by Sibel
Oyun/kandırış Teorisi
Her şey neden böyledir?
Bildiğimiz şekli ile “evren-dünya-insan” realitesi bir OYUN alanıdır.
Birbirini kapsayan bir çok OYUN evreni vardır
Her bir oyun evreninin kuralları ayrıdır.
Öncekini kapsayan oyun evreni, kapsadığının varlığından haberlidir.
Tüm OYUNlar aynı yerde ve aynı zamanda birbirlerini her an UPDATE ederek sürerler.
Tüm OYUN evrenlerinin ana maddesi BİRdir.
OYUN içinde olanların BİRe dair bütün akıl yürütmeleri EKSİKtir.
BİR hakkında [...]
Devamını oku Oyun Kuramı »
Category:
Felsefe ve Kuantum |
41 yorum var, sizde ekleyin »
on Kasım 3rd, 2008 by Sibel
Gözlerinizle gördüğünüz dünya/maddi gerçeklikler yalnızca duygu/düşünce bileşiminizin dışa yansıtılmasından ibarettir. Ve bu haliyle de gerçektir tabi, sizde olandır. Gördüğünüz/algıladığınız dünya; kurduğunuz mantıksal bütünlüğe ve duygularınızın dalgalı ritmine boyun eğerek masumca varoluyor.
O varoluş, çocuklar için hazırlanmış yumuşak, renkli, güzel kokulu bir oyun hamurudur.
Yaratma işlemi, düşünme ve hayal etme kabiliyeti ile yapılmakta olup, kullandığı araçlar; başta kelimeler [...]
Devamını oku Zaman-oyun-belirsizlik »
Category:
Blog |
1 yorum var, sizde ekleyin »