29 Nisan BAK Oyunu

04 Mayıs 2016

Selamlar ve Sevgiler Dostlar,
29 Nisan Akşamı oynadığımız BAK ile alakalı çıkarımlarımı sizlerle paylaşmak isterim.. Sorumuz şuydu;
“Bir şeyleri biliyoruz bilgi var v.s. farkındayız v.s. ama neden uygulama sıkıntımız var? Özgür irade var mı? Dış uyaranlar var mı?”
Benim rolüm bu “Gerçeklik, Mutabakat Rüyası”ydı.. Hatırladığım oyundaki rollerde şunlardı;
-Niyet
-Keskin Karar
-İç Rüya
-Yaratıcı Enerji
-Şimdiki An
-Farkındalığın Karanlık Tarafı
-Sevilmeme Korkusu
-Değersizlik Duygusu
-Ceza Korkusu
-Anne
-İnançlar
-Sevgi,Barış
-Çeşitlilik
-Bilinç
-Yargılama
-Masal, Oyun Örgüsü
-Bilgi

Bu gerçeklik oyuna girdiğinde direk kendini keskin kararın yanında buldu.. O ne yaptıysa onu yaptı.. Niyetle de ilişkideydi.. Ardından keskin kararla beraber yerde yatıp daire oluşturduk.. İnançlar ve yaratıcı enerji bizi döndürdü.. Sonra da ayağa kalkıp herkesi dairemizin içine almaya çalıştık.. Burdan çıkarımım, bu gerçeklik keskin karar ve niyet sonucu yaratıcı enerji ve inançlarla beraber yaratıldı.. Ayrıca bu gerçeklik iç rüyayla paralel bi şekilde çalışmaktaydı.. İç rüya ayaklar aracılığıyla insanlarla oyun oynarken bende yani bu gerçeklik kişilerin özellikle iç rüyanın ayaklarına basarak sabitlemeye çalışıyordum.. İç rüya sanki bi kaostu, karmaşaydı.. Bu gerçeklik iç rüyadan seçtikleriyle oluşuyodu.. İç rüya bana biraz bilinçaltı gibi de geldi..

Ardından oyuna masal ve yargılama girdi.. İkisini, bu gerçeklik alıp herkese götürdü ve herkesi yargılamaya tanımlattı.. Yani bu gerçeklik aynı zamanda tanımlarla ve masalla oluşuyor! O zamana kadar bu gerçeklik keskin kararla oluşurken ardından masal ve tanımlamalarla daha rahat oluşmaya başlıyor..
Bi ara bu gerçeklik, karanlığın bilinmeyen yanına da gitti, onunla ilişkiye girmeye çalıştı ama giremedi.. Sadece onu kendi kavramlarıyla tanımlamaya çalıştı..

Ta ki oyuna sevgi, barış ve çeşitlilik girene kadar bu gerçeklik herşeyi saçma, karmaşık buldu.. Ki aslında herşey bi nevi kendi yaratımıydı. Sevgi, barış ve çeşitlilikten sonra bu gerçekliğe göre herşey anlam kazandı.. Ardından eğlence, neşe, sevinç vardı

Oyunun ilk başında keskin kararla, niyetle ve iç rüyayla bu gerçeklik yaratıldığında, farkındalık yoktu.. Bu gerçekliğimize yargılama, masal ve bilgi girdikten sonra farkındalığımız da oluşmaya başladı.. Ardından sevgiyle, barışla, çeşitlilikle de farkındalığımız anlam kazandı. Ve o noktada sevgiyi, barışı ve çeşitlilği seçtik.. Seçim şansımız olduğunun da bilincine vardık.. Oyunun sonunda keskin kararda sanırım yumuşamıştı.. Yine seçimlerimiz de tabiki kararlarımızı kullanıyorduk..

Bir de şunu çıkardım kendime göre oyundan;
Eğer karar verip bişey seçmezsek değersizlikle, sevilmeme korkusuyla, acımayla uğraşmak zorunda kalıyoruz.. Bazen müthiş oluyoruz.. Yani kurban ve galip arasında gidip geliyoruz.. Farkındalığımız olmuyo.. İşin kötü yanı farkındalık olmadığı için kurab ve galip arasına hapsolduğumuzu da anlamıyoruz.. Oyunun başında böyleydi, bu gerçeklik..

Oyundaki diğerleri;
Haydi buyrun sizde yazın deneyimlerinizi grin ifade simgesi

Senay Michel

*

Hatırladığım kadarıyla BAK’ta neler yaptığımı, hissettiğimi yazdım.
Ben NİYET rolündeymişim.

İlk başlarda etrafa bakındım, içim gülmek istiyordu. Etraf o kadar kalabalık ama gayet sıkıcıydı, anlamsız şeyler yapıyorlardı. İÇ RÜYA herkesin ayaklarını elliyordu, benimkilere de baktı, sol ayak dolu dedi.

Birkaç zoraki gülüş gördüm hoşlanmadım. Hep birileri bişeyler yapsa da gülsem diye düşündüm. Sanki eğlence yerine gelmişim de hayal kırıklığı yaşıyormuşum gibiydi. Birkaç kez içten kahkaha attığım oldu ama hepsi o.

KESKİN KARAR birilerini merkezde toplamaya çalışıyordu, beni de aldı, olur diyerek tıpış tıpış merkeze girdim ama çok kalmadım, çünkü niye orada durduğumuz belli değildi, sıkılmıştım.

YARATICI ENERJİYE derdimi anlattım, bişeyler anlat, belki bi fıkra olabilir , beni güldür dedim. Bişey anlattı , anlattığı hiç komik değildi, anlamsızdı ama gayretine gülümsedim.

Yerde MUTABAKAT RÜYASI GERÇEKLİK ile KESKİN KARAR dönmek istiyordu. YARATICI ENERJİ onları döndürmek istedi, gücü yetmedi benden yardım istedi. El verdim ama kısa sürede sonra koptuk.

İNANÇLAR ağlıyordu ve yanında STANDART ANNE vardı. O üzgün enerjiye girmeyi kesinlikle istemedim, gülmeye eğlenmeye geldim diyerek hemen oradan uzaklaştım.

ŞİMDİ bi kenarda oturuyordu. Oturmaya gelmedik, haydi kalk dedim, kaldırdım.
Sonra o da hareketlendi.

KESKİN KARAR ortada kollarını açmış dönüyordu, dönerken de ufak dokunuşlar yapıyordu çevresindekilere.

YARATICI ENERJİ ile birlikte TEKİLLİĞİN yanına gittik, konuştuk ancak kesilikle aramıza katılmadığı gibi bi de nemrut davrandı, biz de onun yanından ayrıldık.

Hiç kimse ve hiç bir şey amacıma hizmet etmiyordu. Ben de kendimi kendim eğlendiririm dedim ve şarkı söylemeye başladım. Yanımda ŞİMDİ ve DEĞERSİZLİK DUYGUSU Vardı, çaldık söyledik. İlk söylediğim şarkı Dünya dönüyor sen ne dersen de, yıllar geçiyor fark etmesen de… idi. Sonra karışık bir sürü şarkı söyledik, ben şarkıcıydım, diğer ikisi vurmalı çalgıları çalıyordu. Bir ara yanımıza biri YARGILAMAYI getirdi. YARGILAMA gülerek her şeyin çok saçma olduğunu söyledi sonra da söylememiz için şarkı (türkü) isteğinde bulundu. Bu türkü ile annesi çocukken onu uyuturmuş. (türkünün ismini unuttum, kayıtlarda vardır). İsteğimize yönelik bir talep olduğu için hemen söyledik.

İÇ RÜYA, YARATICI ENERJİ VE CEZA KORKUSU çocukça bizi korkutmaya çalıştılar, onlarla dalga geçtik 😊

Herkes farklı bişeyler yapıyordu ve biz kesintisiz şarkı söylüyorduk hatta fazla gürültülü oldu ancak kendimizi pek durduramadık.

O kadar tantana arasında uzakta duran BİLGİ bizi gördü, dinledi ve bir ara alkış tuttu.

Biz dahil herşey çok hareketli ve çok sesliydi. En sonunda mikrofonu bıraktım, merkeze geldim, insanlarla çember olduk, herkesi dans etmeye teşvik ettim, çember dönerek halay olduk.Diğer akadaşlar CEZA KORKUSUNU da halaya almaya çalıştılar ama o kesinlikle gelmedi.

Oyunun bitiş aşamasında ben, ŞİMDİ ve DEĞERSİZLİK DUYGUSU bir araya geldik. Son aşamada ŞİMDİ bizi tekrar halayın olduğu yere çekti ve orada hareketli olarak oyunu bitirdik. Merkezde KESKİN KARAR vardı.

Bu BAK’da diğerleri ile fazla ilişkide değildim, o nedenle ne olup bittiğini çok farkında değildim. Çünkü çok net olarak bir amacım vardı,gülmek ve eğlenmek istiyordum, o amacı o kadar kalabalık insandan hiçbiri gerçekleştiremedi. En nihayetinde bunu dışarıda değil içeride aradım ve buldum, amacımı kendimin gerçekleştireceğini anladım ve şarkı söylemeye başladım. O andan itibaren herşey benim için iyiydi. Bir yandan dışarıda olan biteni seyrederken bir yandan şarkı söylemeye gülmeye eğlenmeye devam ediyordum.

Ebru Dündar

https://www.facebook.com/BAK-Birle%C5%9Fik-Alan-Kullan%C4%B1m%C4%B1-167561823381620/?fref=nf

 

 

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir