Michael Harner röp.3/4

23 Mart 2009

Şamanist bakış açısına göre, çekip çıkarma şifacılığına konu olan hastalıklar nerden geliyor?
Şamanist bakış açısına göre, itibar edilse de edilmese de, tüm insanların bir de spiritüel yanı vardır. İnsan, kızar, kıskanır veya düşmanca bir tutum içine girdiğinde, sözlü veya bedensel olmaktan başka, bilmemesine rağmen, spiritüel olarak da zararlarlı etkiler açığa çıkar. Başka bir deyişle, eğer kişi şamanik prensipleri bilmiyorsa, başka kişilere spiritüel seviyede zarar verebilir.
Bir süre birlikte yaşadığım, doğu Ekvatordaki, Untsuri Shuar ve Jivaro kişileri bu davetsiz misafirleri “sihirli oklar” olarak tanımlamaktadır. Burda pek çok kan davası ve şavaş olmuştur, ve bazen şifaçı şaman kızdığı için öz disiplinini kaybederek güçlerini hesaplaşmak için kullanmaktadır. Yalnız ahlaki açıdan değil, aynı zamanda nefsini koruma açısından da bunun büyük bir hata olduğunun bilinmesi çok önemlidir. İnsanların o anda nasıl haklı olduklarını hissetmeleri önemli değildir, büyük, sevgi ve giz dolu evrenin temsilcileri olan spiritüel varlıklar aradaki bağlantıyı keseceklerdir. Bu, bizim şarj olabilen piller gibi olmaya benzer. Halen bir miktar erk’imiz var ve halen bir miktar zarar verebiliriz ancak artık bizi şarj eden güç kesilmiştir. Amazonda, buna çok şahit oldum. Şamanlar, kızgınlık anında, zarar verebilirler, ancak genellikle gönderdikleri her şey kendilerine geri gelmektedir, ve netice olarak yalnız kendilerinin acı çekmesine hatta ölmelerine neden olmaktan başka, yakın aile çevreleri de bundan feci şekilde etkilenmektedir.
Burdan, şamanın kişilere kızmaması gerektiğini çıkarmamız gerekmez. Yalnızca, bazı parametrelerin bulunduğunu ve disiplinini kaybetmemesi gerektiği anlamındadır. Birilerine kızabilir, ve sözlü olarak şiddetle bağırabilirsiniz, fakat aynı anda spiritüel yanınızı kontrol etmeniz gerekir. Fakat kendi nefsinizi korumak için, eğer acı çekmeye karşı deneyiminiz yoksa – özellikle buna karşı çalışmalar yapılmışsa – işiniz biter ve bir ihtimal ölürsünüz.
Eğer kavramı yanlış anlamadıysam, şamanlar insanların bütünlüğünü ve erkini düzeltir, sonra da bu bütünlük ve erk, insandaki yanlış giden herneyse onu düzeltir. Dolayısı ile erk doldurulmuş insan, kendini şifalama yeteneğine kavuşmuştur.
Dışardan bakan biri için bu sanki insanın kendi kendini iyileştirmesi gibidir. Fakat kendi kendini iyileştirme kavramı ruhları dışlar. Şamanik bakış açısına göre, bilsin veya bilmesin hiçkimse spiritüel yardım almadan yaşamaz. Kendi kendini iyileştirme dünyevi bir kavramdır, ve olabildiği sürece iyidir. İnsanların hastalıkları ile ilgili sorumluluk taşımalarını öğretir. Fakat aynı zamanda ölümleri ile ilgili sorumlulukları olduğunu da öğretir. Bu yaklaşım, insanların bütün yaşamları için sorumluluk yüklediğinden, herkesin ölüm anı için bir hatası olduğunu gösterir. Şamanist bakış açışına göre biz çok da önemli değiliz. Evrendeki en büyük olay biz değiliz. Şamanın daha mütevazi bir bakış açısı var, her ne kadar kendi kendini iyileştirme gibi gözükmesine rağmen bu aldığımız yardımla oluyor, ve tabi ki şamanın rolü bunu hızlandırmaktır.
Demek ki insan kendi kendini iyileştirmiyor?
Bu özel bir durum oluşturuyor. Bunu inkar etmek istemiyorum. Kendi kendine şifa dünyevi bir gerçekliktir, fakat bilinçli bir çabadır. Bu beynin bedene bağlı olduğunu kabul etmek gibidir.
Sıradan ve sıradışı gerçeklik arasındaki farkı anlatabilirmisiniz, özellikle ilaçları da dahil ederek?
“Sıradan gerçeklik” ve “Sıradışı gerçeklik” kavramları Carlos Castaneda ya dayanmaktadır. Sıradan gerçeklik herkesin idrak ettiği gerçekliktir. Duvarda bir saatin asılı olduğuna herkesin mutabık olduğu bir gerçeklik durumudur. Sıradışı gerçeklik ise şamanik bilince bağlı olan bir durumdur; bu, normal zamanda görmediğini değiştirilmiş bilinç durumunda görebildiğin bir gerçeklik durumudur.
Sıradan gerçeklik hemen hemen herkesin anlaştığı bir şeydir. Sıradışı gerçeklik ise kişiye özeldir. Sıradışı gerçeklikte edindiğin bilgiler ısmarlama elbise gibi tek’dir, herkesin aynı şeyleri algıladığı sıradaki gerçeklikte elde edilen bilgilere karşı olarak, diğer insanlar bunları tam olarak idrak edemezler.
Sıradışı gerçeklik deneyseldir; yani, insan onunla etkileşim içindedir, onu görür, dokunur, duyar ve hisseder. Şaman bu gerçeklikte yüreği ile görür. Sıradışı gerçeklikte, farklı insanlar için aynı olan birşey, yüreklerinde de aynı olmalıdır. Burda (sıradan gerçeklikte) aynı olan birşeyde duygunun ne olduğu önemli değildir; örnek olarak, bir şey odanın kapısı olarak görülür. Eğer şimdi rahmetli olan annemin bir resmini sana gösterirsem, senin ve benim bu resim hakkında aynı hisleri taşımadığımız görülecek. Ancak, “anne” kelimesini telafuz edersem, herkes tamamen olmasa bile çok yakın hisleri taşıyacak. Tamamen aynı olan şeyleri yürekten görmek, insanlara göre değişmektedir, çünki her insanın farklı bir kişiliği ve farklı bir yaşam hikayesi vardır.
“Sıradışı gerçeklik” terimi çok yararlıdır, çünki birilerine, ulaştığın bu dünyalara şamanik bilinç durumuyla girdiğini, hatırlatmaya izin verir. Düşüncelerimizi temizler. Senelerce, pek çok kişi şamanların dedikleri ile kafaları karışmıştı. “3 yıl boyunca bir yolculuk yaptım, o esnada bunlar şunlar oldu.” Şimdi, insan sıradışı gerçeklikte, başka bir yerde 3 yıllık bir deneyim geçirmiş, fakat sıradan gerçeklikte bu deneyim yalnızca yarım saat sürmüştür.
Kehanet ile ilgili ne söyleyeceksiniz?
Şamanizm ile ilgili çalışmalar kehaneti de kapsar. Bir sorunun cavabını bulmak için herhangi biri kendisi için veya bir şamanın onun için bu ruhsal seyahat yapabilir. İlginç olan şey tamamen yabancı olan bir kimsenin – şamanın, hakkında hiç bir şey bilmediği bir kişi – bir sorunun cevabını sorduğunda, şaman bir ruhsal yolculuk yaparak veya başka bir teknik kullanarak o kişinin yaşamı ile ilgili gerekli bilgilere ulaşır. Bu, herşeyin ruhlar tarafından bilindiği için olur. Şamanın yöntem dışında herhangi bir şeyi bilmesine gerek yoktur, yalnızca ruhsal bir rehberi olması yeterlidir.
Doktorlar ve hemşireler bu bilgiyi nasıl kullanabilir?
Bazen, gayri resmi olarak bizim kuruma “Şamanizm Üniversitesi” derim. Bunu, bizim en önemli amacımızın, şamanizmi bu dünyaya tekrar geri getirecek insanları eğitmek olduğunu düşünürüm. Bu kişilerden pek çoğu doktor veya diğer sağlık çalışanıdır. Şamanik çalışmalar esnasında öğrendiklerini kendi pratikleri ile nasıl birleştireceklerini, bu kişilerin bulmaları gerekiyor. Bunun için bir şablonumuz yok. Önümüzdeki yıllarda, sağlık personeli olan kişilerce bu yöntemleri kendi pratiklerinde nasıl kullandıklarını açıklayacakları geniş kapsamlı konferanslar olacağını ümit ediyorum.
… devam edecek …

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir